Ana içeriğe atla

Tanıtma Bülten yazıları 6


BAŞLARKEN

Ülkemizin turizmde markalaşma projesinin tanıtım ve pazarlama ayağını oluşturan Turkey Home kampanyasının başlatılmasının üzerinden yaklaşık iki yıl geçti ve bu süre içinde tüm dünyada ülkemiz adına yürütülen kampanyanın bilinirliği de oldukça arttı. Özellikle yeni medya mecralarını da kapsayan Turkey Home kampanyasının dijital ve sosyal medyada geldiği nokta gözlerden kaçmıyor. Ülkemiz adına titizlikle oluşturulmuş içerikleri her an dünyaya yayan bu platformlarda gelinen nokta kayda değer bulunuyor. Takipçi sayısı bakımından Avustralya ve “Discover America” kampanyalarının ardından 4,5 milyonu aşan takipçi sayısıyla Turkey Home ön sıralarda sağlam bir yer edindi. Bu aynı  zamanda kendi medyamızı oluşturduğumuz anlamına da geliyor. Böylece dünyadaki gelişmeleri de yakaladığımızı söyleyebiliriz. Bu kapsamda ülkemizin tüm değerleriyle ilgili binlerce içerik, fotoğraf ve video tematik olarak tanıtım mecralarında yer alıyor.
Tüm bu çabalar geçtiğimiz ay  bir ödülle de taçlandırıldı ve Turkey Home kampanyasının Facebook sayfası, Skift  2015 dijital ve sosyal medya ödüllerinden Facebook’taki en iyi seyahat sayfası ödülüne layık görüldü. Mutlu ve gururluyuz...
Turkey Home kampanyasının, uluslararası platformda en değerli markalarla birlikte stratejik ortaklıkları da hızla sürüyor; özellikle geçtiğimiz sezon Turkish Airlines Euro League dörtlü finalde başlayan ortaklık bu yıl THY Euro Lig ile tüm sezona yayıldı ve Turkey Home Premium Destination Country sıfatıyla tüm faaliyetlerde yer alarak turizm markamızın tanıtımı yapılmaya başlandı.
Dünyada üç kıtada 8 ayakta gerçekleşen Extreme Sailing katamaran yarışlarında da Turkey Home kampanyası güçlü bir şekilde yer alıyor ve Türk takımını da destekliyor. “Home of Sailing” ve “Home of Two Continents” sloganları dünya denizlerinde ülkemiz tanıtımını yapmak adına rüzgar yakalamaya devam ediyor...
Öte yandan ülkemizde turizm tanıtımıyla ilgili olarak strateji ve koordinasyonu öncelediğimiz çalışmalarımızı ilgili kurum ve kuruluşlarla paylaşmaya devam ediyoruz. Üniversiteler ve Kalkınma Ajanslarından sonra serideki 3. toplantımızı Ankara’da 20 ilimizin Kültür ve Turizm Müdürlüğüyle Eylül ayında gerçekleştirdik. Çalışmalarımızı anlatmak ve koordinasyonu sağlamak amacıyla toplantılarımıza önümüzdeki aylarda da devam edeceğiz…
Dünyada ileri gelen dijital turizm mecralarıyla işbirliğimiz artarak devam ederken, Matador Network ile işbirliğimiz de yaz aylarında yoğun bir şekilde sürdürüldü ve çok verimli sonuçlar alındı. Onlarca makale ve serinin tanıtım videoları milyonlarca insana ulaştı, ulaşmaya devam ediyor…
Turkey Home tanıtım kampanyası ülke içindeki kampanyalarına da önem vermektedir. Bu amaçla geliştirilen Welcome Home kampanyasına verdikleri destek için Dalaman ve Antalya Dış Hatlar terminallerine teşekkür ediyoruz. Bu iki terminalimizde kampanyanın Welcome Home versiyonunu vurgulayan outdoorlar kullanıldı. Ayrıca kampanyamızın Türkçe versiyonunun lansmanının da iç turizmi destekleme perspektifiyle önümüzdeki aylarda erken rezervasyon kampanyası ile birlikte yapılacağını söyleyelim.
Yurtdışındaki kampanyamızın derinleştirilmesi için Turkey Home ana kampanyasına ek olarak Welcome home, Home where the.......is, Feel like home alt kampanyaları da  uygulanmaya devam etmektedir. Bu çerçevede; Ağustos, Eylül aylarında global TV mecralarında, Rusya ve İngiltere’de kampanyalarımız ara vermeden sürdürülmüştür.
Amacımız ülkemiz adına Turkey Home kampanyasının günün koşullarına uygun ve ülkemiz adına bilinirliği ve sempatisi yüksek bir kampanya olarak sürdürülmesini sağlamaktır. Uzun yıllar boyunca ülkemize hizmet edecek bu yapının halkla ilişkiler faaliyetleri ile de destekli bir şekilde başarıya ulaşacağından hiç kuşkumuz yok...
Sonbahar ile birlikte yoğunlaşan 2016 turizm sezonu hazırlıklarında ve yaklaşan fuarlarda her zaman vefa ve azimle çalışan sektörümüzün ve Bakanlığımızın değerli temsilcilerine başarı ve kolaylık dileklerimizle...


İrfan ÖNAL, Kasım 2015
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tanıtma Genel Müdürü


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

‘Kent Hakkına’ Sinemasal Bir Atıf…

Robert Guédiguian’ın And the Party Goes On filmi, 5 Kasım 2018’de Marsilya’nın* Noailles semtinde yaşanan iki binanın çöküşü sonucu sekiz kişinin ölümüyle yaşanan trajediyi, sadece yerel bir felaket olarak değil, neoliberal kent politikalarının insani sonuçlarını görünür kılan bir toplumsal yara olarak ele alır. Film, kentsel mekânın yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda etik ve politik bir alan olduğunu hatırlatıyor. Homeros’un büstünün yer aldığı meydanda mahalle sakinlerinin bir araya gelerek metin okumaları, sinematografik olarak bir kamusal yas ve tanıklık ritüeli oluştururken günümüz Kentsel Toplumsal Hareketlerine de bir katkı niteliğinde. Bu sahne, Henri Lefebvre’in “kent hakkı” kavramını çağrıştıracak biçimde, kentte var olma ve söz söyleme hakkının geri kazanılmasını temsil etmektedir. Homeros’un büstü burada sembolik bir figürdür: Antik destanların kahramanlarını yücelten bir kültürün, günümüzün yoksul kent sakinlerini de destansı bir direniş öznesi hâline getirme çabası h...

Turizm sorunsalı…

Ülkemizde (Global olarak da düşünebiliriz) turizmin yıllardır benzer sorunları üretmesinin, bir türlü istikrar kazanamamasının ve neredeyse her sezon yeni bir krizle karşı karşıya kalmasının ardında sanıldığından çok daha derin bir neden yatıyor. Bu neden, turizmin politik bir alan olarak görülememesi, aksine ısrarla siyasal tartışmalardan arındırılmış, teknik bir mesele gibi sunulan bir alan hâline getirilmesidir. Oysa turizm, doğası gereği son derece politik bir faaliyettir; çünkü mekânı dönüştürür, kültürü dönüştürür, sosyal ilişkileri ve yaşam biçimlerini yeniden kurar, çevreyi etkiler, yerel halkın gündelik hayatını değiştirir ve ekonomik kaynakların dağılımını belirler. Buna rağmen Türkiye’de turizm, adeta sadece ekonomik bir mühendislik konusuymuş gibi değerlendirilmekte, turizmcilerin alanına hapsedilmekte ve toplumsal etkilerinin konuşulması çoğu zaman tercih edilmemektedir. Bu depolitizasyonun en görünür biçimi, turizmin teknik diller ve uzmanlık kavramlarıyla çerçevelenmes...

Yer Markalama Tam da Budur!

  Hollanda’nın Deventer kenti 1991 yılından beri dünyanın en büyük Dickens Festivaline ev sahipliği yapıyor. Charles Dickens 19. Yüzyıl, Victoria Devrinin, en önemli İngiliz yazarlarından biridir, belki de en etkilisidir. Festival bir aile hikâyesinden ilham almış; Babası sıklıkla İngiltere’ye gidip gelen ve çokça Dickens Romanı okuyan bir hanımefendi, şehrinde pazar günü düşen ticareti canlandırmak isterken olaya biraz da eğlence katmak isteyince dünyanın en büyük Dickens Festivalinin de ateşini yakmış. Hem de Dickens ile hiçbir bağı olmayan bir Hollanda şehrinde! Deventer şehrinin merkez caddesinde festival zamanı (Bu yıl 16-17 Aralık) adeta Dickens’ın 19.yüzyıl İngiliz şehri yaratılırken yazarın kitaplarındaki 950’den fazla karakter canlandırılarak insanlarda zamanda yolculuk hissi uyandırılıyor. Festival süresince sokak tiyatroları, korolar, hikâye anlatıcılar, dönemin havasına uygun ürünler ve satışları 125 bin ziyaretçiyi bu şehre çekmektedir. Festival komites...