Günümüzde coğrafi işaretler üzerine yürüyen tartışma, aslında yalnızca bir etiketleme ya da kalite güvencesi meselesi değildir; daha derinde, mülkiyet, müşterekler ve yerelin kaderi üzerine bir mücadeleyi barındırır. “Çitleme” (enclosure) kavramı, tarihsel olarak ortak kullanımda olan kaynakların özel mülkiyete dönüştürülmesini ifade eder. Bugün ise bu kavram, bilgi, kültür ve hatta tat gibi maddi olmayan değerlerin nasıl sahiplenildiğini tartışmak için yeniden gündemdedir. Bu çerçevede sorulması gereken soru şudur: Coğrafi işaretler, müştereklerin çitlenmesinin yeni bir aracı mı, yoksa buna karşı geliştirilen demokratik bir savunma hattı mı? Benim durduğum yer nettir: Coğrafi işaretler, doğru kurulduğunda ve yerel toplulukların denetiminde olduğunda, müştereklerin korunmasının ve demokratikleşmesinin güçlü araçlarından biridir. Öncelikle, coğrafi işaretlerin doğasına bakalım. Bir ürünün belirli bir coğrafyayla, iklimle, bilgi birikimiyle ve kültürel pratiklerle bağını tanımlarlar. B...
Cer Modern'de 'Monet ve Cezanne" Zamansız baş yapıtlar, yeni bir bakış temalı dijital sergi mekan hakkındaki düşüncelerimize yeni bir kapı açtı diyebilirim. Sergi nedeniyle Monet ile ilgili yeni öğrendiklerimizle mekan hakkındaki düşünceleri nedeniyle tanıdığımız Lefebvre arasında bir iletişim kurma çabasıyla şunlar söylenebilir: Claude Monet ile Henri Lefebvre hiçbir zaman karşılaşmadı. Birincisini 19. yüzyılın, ikincisini de 20. yüzyılın insanı olarak nitelemek yanlış olmaz sanırım. Bu iki Fransız aynı dönemin insanları değillerdi; aynı kavramlarla düşünmediler ama buna rağmen mekan üzerine düşündükleri, sanki birbirini tamamlayan iki farklı ses gibi yankılanır. Biri görerek düşünür, diğeri düşünerek görür. Ve ikisi de aynı sorunun etrafında dolaşır: Mekân nedir? Monet’nin resimleri, ilk bakışta doğayı betimler gibi görünür. Bir bahçe, bir köprü, bir katedral… Ancak dikkatle bakıldığında, onun yaptığı şeyin temsil etmekten çok çözmek olduğu fark edilir. Mekân, Monet’ni...