Ana içeriğe atla

Tanıtma Bülten yazıları 1


Başlarken...



Kültür ve turizm endüstrileri, dünya ekonomisinin
çok önemli bir parçasını oluşturmanın yanı sıra insanlık barışına ve toplumlar arası iletişime  hizmet eden
en önemli araçlardır.



Bakanlık olarak en önemli görevimizin, ülkemiz coğrafyasının barındırdığı ve sorumluluğunu taşıdığı medeniyet mirasını, doğal güzelliklerini, insani naifliğimizi ve kültürel üretimimizi en etkili şekilde dünyaya anlatmak olduğunu düşünmekteyiz.

Bu düşünceden hareketle; kurumsal birikimimizi değerlendirerek, günümüz Türkiye’sinin iddiasını temsil edecek ve en etkili şekilde dünyaya anlatacak tanıtım çalışmalarına yönelmiş bulunuyoruz.

Günümüzde her ülke kendini dünyaya anlatma çabası içine girmiş bulunuyor. Gelişmişlik seviyesi ne olursa olsun bu süreçte en avantajlı konumda olan ülkelerin dahi kendisini dünyaya doğru biçimde anlatması ve nerede olursa olsun bireyin sempatisini kazanması gereği çok açık biçimde kendini gösteriyor. Kültür ve turizm ise bu anlamda en önemli iletişim araçlarını içinde barındırıyor.

Kültür ve turizm endüstrileri, dünya ekonomisinin çok önemli bir parçasını oluşturmanın yanı sıra insanlık barışına ve toplumlar arası iletişime hizmet eden en önemli araçlardır.
Bugün dünyada farklı ülkelerden, kültürlerden, inançlardan ve dilden bir milyardan fazla insan değişik amaçlarla seyahat ediyor; bir diğer deyimle bu denli birbirinden farklı insanlar bir araya geliyor. Ekonomik belirsizliklerin sürdüğü, dünya barışının daha çok zikredildiği günümüzde insanları bir araya getiren, tanıştıran ve böylelikle kültürlerarası diyaloga katkı sağlayan kültür ve turizm faaliyetleri bu anlamda daha çok önem kazanıyor.

Türkiye Dijital Tanıtım Platformunun tüm ülkece beslenmesi gerekiyor…
Ülkemizde tanıtım konusu, gerek kamu gerekse özel sektörümüzün, hatta sokaktaki vatandaşımızın dahi çok önem verdiği, ilgi gösterdiği bir alandır. Bu ilgiyi Genel Müdürlüğümüz avantajlı bir şekilde değerlendirme çabası içindedir. Kamu özel sektör işbirliğini en iyi şekilde değerlendirme ve kullanma yöntemlerimiz, yerel ve yabancı sektör temsilcileri ve aktörleri ile olan yakın çalışma ortamımız ve global çalışma yöntemlerini tecrübe edinmiş kurumsal kapasitemiz sayesinde Türk turizm sektörünün önüne ülkeye en iyi şekilde hizmet edecek ve tanıtım alanında ülkenin enerjisini yönlendirecek bir perspektif oluşturduk.

Günümüzde turizmin dijital dünya ile olan birlikteliği ve iç içeliği gerçeğinden hareket ederek şemsiye konsept oluşturması düşüncesiyle birey ile kolaylıkla iletişime geçen bir “Türkiye Dijital Tanıtım Platformu” hazırlandı. Bu platform etkili tüm dijital iletişim aktörlerini kullanarak ve birbirleriyle de etkileşimli olarak ülkemizi en iyi şekilde tanıtacak bir ortam oluşturmuştur. Kreatif ajans, dijital ajans ve dijital içerik ajansımız ile birlikte çalışarak bu platformu besleyecek ülkemizin kültürel, doğal ve tarihi güzelliklerinin bilinirliğini artıracak tema ve içerikleri oluşturmaktayız.

Oluşturulan bu platformun tüm ülkece desteklenmesi ve beslenmesi gerekliliği açıktır. Herkesin ve her hikâyenin bu platformu desteklemesini istiyor ve bekliyoruz. Türkiye’nin hikayesini hep birlikte oluşturacak ve dünyaya buradan birlikte sunacağız. Böylece tüm içeriklerimiz hızla büyüyecek ve tüm dünyaya daha kısa sürede yayılacaktır. Ayrıca bu yöntem bize kaynaklarımızı doğru kullanma ve yönlendirme imkan ve bilgisini de vermektedir. Bu bilgiler özel sektörümüzle de paylaşılacak onların da ileriki perspektiflerini oluşturmalarında yardımcı olacaktır.

Hepimizin bildiği gibi bu yıl ülkemizi her kültürde sıcak ve içten duygular uyandıran “HOME” “EV” konsepti altında tanıtıyoruz. Bu modülün tüm değerlerimizi temsil edecek ve bizde olanı dünyaya anlatma konusunda etkili, basit bir yöntem olduğunu düşündük: home of civilasation, home of İstanbul, home of turquoise, home of Turkish Coffee, home of Rumi ve daha niceleri... Herkesin bu platformu desteklemesi ve kendi yöresinin özelliklerinin tanıtımına platform oluşturacak bir uygulama da geliştirildi. Geliştirdiğimiz yöntemin yalnızca ülkemizin yurtdışı tanıtımı bakımından değil; ayrıca iç turizmimize de hizmet etmesini ve yörelerimizin değer ve üstünlüklerine yer vereceği bir tanıtma platformunun oluşturmasını amaçladık. Konuyla ilgili bütün detayları
www.hometurkey.com, adresinde bilginize sunuyor ve desteğinize açıyoruz.

Ülke imajı mesajının verilmesinde bütünlüğe önem verdik!
Ülke imajımızın güçlendirilmesinde yürütülecek tanıtım çalışmalarında dağınık ve farklı mesaj vermek yerine bu sene yine geçen yıllardan farklı olarak ilk kez yurtdışında Kültür ve Tanıtma Müşavirlik ve Ataşeliklerimizce yürütülen fuar faaliyetlerimizi yurtdışı global tanıtım kampanyamız olan “Home of” konsepti ile birlikte kullanarak tüm tanıtım çalışmalarımızda bütünlük sağlamayı hedefledik. Böylece yürüttüğümüz tanıtım faaliyetlerimizin ana konseptimize hizmet etmesini sağladık. Bu çalışmalarımızı önümüzdeki dönemde de sürdürmeyi planlıyoruz. Bunun yanı sıra basın ve sektör çalışmalarımızı etkili bir yöntemle yoğunlaştırdık. Kültürel diplomasiye hizmet edecek ağırlama ve çalışmaların içinde olduk. Birlikte reklam çalışmalarımızı başta ana pazarlarımız olmak üzere yoğun bir şekilde sürdürdük ve medya planı uygulamalarınızın da etkisini ölçülebilir platformlara taşıdık.
Genel Müdürlüğümüzce halihazırda fotoğraf arşivi ve tematik video arşivlerimizi geliştirme ve zenginleştirme çalışmalarımız tüm hızıyla sürmektedir. Yaz ve sonbahar mevsimi, bu çalışmaların yoğunlukla sürdürüldüğü zaman dilimi olacaktır. Ayrıca Tanıtma Genel Müdürlüğümüz tarafından yürütülecek fotoğraf yarışmasının da hepimize ayrı bir enerji katacağını düşüyoruz. Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu ile birlikte düzenlenen yarışmanın konseptini ise “Türkiye sizce neyin evi, yurdu?” sorusuna fotoğraflarla verilecek cevaplar oluşturacaktır.

Kamusal alanda elde edilen tecrübelerin ve bilginin tüm taraflara aktarılmasını sağlamak amacıyla yayın hayatına başladığımız “Tanıtma Bülten”in yeni bir sinerji yaratmasını hedefliyoruz. Tüm hevesimiz ve heyecanımızla bütün bu çalışmalara katkı verecek önerilerinize açık olduğumuzu, ülke enerjimizin ve dinamikliğimizin bizlere güç verdiğini belirtmek isteriz.

İrfan ÖNAL, Temmuz 2014
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Tanıtma Genel Müdürü


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

‘Kent Hakkına’ Sinemasal Bir Atıf…

Robert Guédiguian’ın And the Party Goes On filmi, 5 Kasım 2018’de Marsilya’nın* Noailles semtinde yaşanan iki binanın çöküşü sonucu sekiz kişinin ölümüyle yaşanan trajediyi, sadece yerel bir felaket olarak değil, neoliberal kent politikalarının insani sonuçlarını görünür kılan bir toplumsal yara olarak ele alır. Film, kentsel mekânın yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda etik ve politik bir alan olduğunu hatırlatıyor. Homeros’un büstünün yer aldığı meydanda mahalle sakinlerinin bir araya gelerek metin okumaları, sinematografik olarak bir kamusal yas ve tanıklık ritüeli oluştururken günümüz Kentsel Toplumsal Hareketlerine de bir katkı niteliğinde. Bu sahne, Henri Lefebvre’in “kent hakkı” kavramını çağrıştıracak biçimde, kentte var olma ve söz söyleme hakkının geri kazanılmasını temsil etmektedir. Homeros’un büstü burada sembolik bir figürdür: Antik destanların kahramanlarını yücelten bir kültürün, günümüzün yoksul kent sakinlerini de destansı bir direniş öznesi hâline getirme çabası h...

Turizm sorunsalı…

Ülkemizde (Global olarak da düşünebiliriz) turizmin yıllardır benzer sorunları üretmesinin, bir türlü istikrar kazanamamasının ve neredeyse her sezon yeni bir krizle karşı karşıya kalmasının ardında sanıldığından çok daha derin bir neden yatıyor. Bu neden, turizmin politik bir alan olarak görülememesi, aksine ısrarla siyasal tartışmalardan arındırılmış, teknik bir mesele gibi sunulan bir alan hâline getirilmesidir. Oysa turizm, doğası gereği son derece politik bir faaliyettir; çünkü mekânı dönüştürür, kültürü dönüştürür, sosyal ilişkileri ve yaşam biçimlerini yeniden kurar, çevreyi etkiler, yerel halkın gündelik hayatını değiştirir ve ekonomik kaynakların dağılımını belirler. Buna rağmen Türkiye’de turizm, adeta sadece ekonomik bir mühendislik konusuymuş gibi değerlendirilmekte, turizmcilerin alanına hapsedilmekte ve toplumsal etkilerinin konuşulması çoğu zaman tercih edilmemektedir. Bu depolitizasyonun en görünür biçimi, turizmin teknik diller ve uzmanlık kavramlarıyla çerçevelenmes...

Yer Markalama Tam da Budur!

  Hollanda’nın Deventer kenti 1991 yılından beri dünyanın en büyük Dickens Festivaline ev sahipliği yapıyor. Charles Dickens 19. Yüzyıl, Victoria Devrinin, en önemli İngiliz yazarlarından biridir, belki de en etkilisidir. Festival bir aile hikâyesinden ilham almış; Babası sıklıkla İngiltere’ye gidip gelen ve çokça Dickens Romanı okuyan bir hanımefendi, şehrinde pazar günü düşen ticareti canlandırmak isterken olaya biraz da eğlence katmak isteyince dünyanın en büyük Dickens Festivalinin de ateşini yakmış. Hem de Dickens ile hiçbir bağı olmayan bir Hollanda şehrinde! Deventer şehrinin merkez caddesinde festival zamanı (Bu yıl 16-17 Aralık) adeta Dickens’ın 19.yüzyıl İngiliz şehri yaratılırken yazarın kitaplarındaki 950’den fazla karakter canlandırılarak insanlarda zamanda yolculuk hissi uyandırılıyor. Festival süresince sokak tiyatroları, korolar, hikâye anlatıcılar, dönemin havasına uygun ürünler ve satışları 125 bin ziyaretçiyi bu şehre çekmektedir. Festival komites...