Son yıllarda turizm tartışmaları giderek daha eleştirel bir tona kavuşuyor. Artık turizm yalnızca ekonomik büyüme, döviz girdisi ya da kültürel etkileşim üzerinden değerlendirilmiyor; aynı zamanda kentlerin dönüşümü, ekolojik yıkım, emek sömürüsü, barınma krizi ve toplumsal eşitsizlikler bağlamında da ele alınıyor. Özellikle büyük şehirlerde ve kıyı bölgelerinde yaşayan insanlar için turizm, çoğu zaman “refah”tan çok gündelik hayatı zorlaştıran bir baskı mekanizmasına dönüşebiliyor. Ancak burada temel bir soru ortaya çıkıyor: Bugün turizme yöneltilen eleştiriler gerçekten yalnızca turizme mi yöneliktir, yoksa aslında hakim ekonomi politik sisteme yönelik daha geniş bir eleştirinin parçası mıdır? Bu soruya olumlu yanıt vermek gerekir. Çünkü günümüz turizmi, kapitalist birikim rejimlerinden bağımsız düşünülemez. Turizm; mekanların metalaştırılması, kültürün tüketime açılması, doğanın ekonomik değere indirgenmesi ve emeğin güvencesizleştirilmesi süreçlerinin önemli araçlarından biri hâ...
Turizm ve kültür üzerine izlenimler, görüşler...TURİZMİN YAKIN TARİHİNDEN NOTLAR