Türkiye'de turizm uzun yıllardır neredeyse tartışılmaz bir başarı hikâyesi olarak anlatılıyor. Her sezon kırılan ziyaretçi rekorları, milyarlarca dolarlık gelir, artan uçuş sayıları, yeni oteller, yeni marinalar, yeni kruvaziyer limanları... Resmî söylemde bunların tamamı ekonomik başarının göstergesi kabul ediliyor. Turizm hâlâ "bacasız sanayi" olarak övülüyor. Fakat belki de artık şu soruyu sormanın zamanı geldi: Gerçekten bacasız mı? Çünkü bacası görünmeyen her üretim biçimi dumansız değildir. Geçtiğimiz günlerde The Guardian'da yayımlanan bir değerlendirme yazısı tam da bu sorunun peşinden gidiyor. Yazının dikkat çekici yanı, son yıllarda Avrupa'nın birçok turistik kentinde yükselen turist karşıtı protestoları alışıldık biçimde okumaması. Sorunun turistler olmadığını söylüyor. Asıl sorun; kıyıları, kentleri ve yaşam alanlarını küresel sermayenin yatırım nesnesine dönüştüren politik-ekonomik düzendir. Bugün Portekiz'den Arnavutluk'a, İspanya'd...
Turizm ve kültür üzerine izlenimler, görüşler...TURİZMİN YAKIN TARİHİNDEN NOTLAR