Son haftalarda Türkiye’de İspanya’ya yönelik artan bir toplumsal sempati dikkat çekiyor. Bu ilgi yalnızca güncel gelişmelerle açıklanamaz. Daha derinde, bir ülkenin geçirdiği dönüşüme duyulan merak ve belki de örtük bir karşılaştırma ihtiyacı yatıyor. Bu nedenle İspanya’yı turizm üzerinden değil, turizmi mümkün kılan toplumsal ve mekânsal dönüşüm üzerinden okumak daha anlamlı görünüyor. 1930’lu yıllar İspanya için sert bir kırılma dönemiydi. İspanya İç Savaşı ile derinleşen kriz, ülkeyi Francisco Franco’nun yaklaşık kırk yıl sürecek otoriter yönetimine taşıdı. Bu dönem yalnızca siyasal baskılarla değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel alanın daraltılmasıyla karakterize edildi. Ancak bu tür rejimler, her zaman kendi karşı dinamiklerini de üretiyor... 1960’lı ve 70’li yıllar, dünya genelinde olduğu gibi İspanya’da da ekonomi politik dönüşümlerin ve toplumsal hareketlerin yükseldiği bir dönemdi. Kentlerde ortaya çıkan mahalle hareketleri; yerel yönetimlerde kararlara katılım, kolekt...
Turizm ve kültür üzerine izlenimler, görüşler...TURİZMİN YAKIN TARİHİNDEN NOTLAR